25 Şubat 2010 Perşembe

ERKEKLER BU SEZON NELER GİYECEK?

Erkekler için yeni sezonda neler giymeleri gerektiği konusunda ufak bir araştırma yaptık. Çünkü salaş görünümün biraz out olmaya başladığı,onun yerini şık ve trendy kıyafetlerin aldığı yeni sezonda kendilerine biraz daha çekin düzen vermeleri gerekiyor:)
Biz de, alışverişe çıktığınızda genellikle çok vakit kaybetmeyi sevmediğinizi düşündüğümüz için 2010 ilkbahar -yaz koleksiyonlarına sizin için bir göz attık.
İşte yeni sezondan sizin için seçtiklerimiz ve 2010 trendleri...

H&M
Haydi bu sezon biraz daha cesaretlenin beyler! Çünkü kırmızı, mavi, koyu yeşil sezonun öne çıkan renkleri.Siz de kırmızı bir kazak hatta ceket edinin şimdiden.Korkmayın ısırmaz:)
Deri ceket zaten her erkeğin dolabında olması gerekiyor bizce. Sezonda yine birbirinden güzel deri ceketler göze çarpıyor.
ACNE

Paçalara doğru darlaşan deri pantolonlar blazer ceketlerle kombinleniyor.
En basit kıyafetin üzerine giyildiğinde bile sizi stil sahibi gösterebilecek kadar güçlü bir parça trençkotlar.Özellikle klasik kemerli trenç kotlar sezonun vazgeçilmezleri.
CHEAP MONDAY
2010'un yeni akımı "double jeans". Bayanlarda olduğu gibi erkekler de jean pantolonlarını jean gömleklerle kombinleyecekler
Çamaşır suyuna batırılmış görünümünde jeanler devam ediyor.Ayrıca süper slim jeanler çok rahat görünmese de ön planda.
JOHN GALLIANO
Moda dünyasının yeni muzipliği harem pantolonlar.Geçtiğimiz senelerdeki şalvar pantolonlar başarılı bir tarzla Harem pantolonlar olarak karşımıza çıktı bu sezonda.Her ne bayanlarda olduğu kadar erkeklere yakıştıramasak da başarılı kombinlerle,örneğin dar t shirtler ve fularlarla korkunç bir gardırop felaketi olmaktan çıkıp tarz bir görüntü verebilir kanısındayız.
H&M
JUST CAVALLI
Bu sezon blazer ceket üzerine giyilen yelekler sizi şaşırtmasın. Ayrıca Türk erkekleri ekose fikrine henüz ısınmamış olsalar da, bütün dünya her türlü ekoseye bayılıyor. Geçen kış başlayan ekose modası bu yaz ve önümüzdeki kış da gömleklerde, şortlarda, pantolonlarda bolca görülecek.
Yırtık kot modasında sonra bu sezon kazaklar da yırtık olacak gibi görünüyor. Yukarıdaki kazak çook hoşumuza gitti. E vücudunuza da güveniyorsanız mutlaka birtane alın deriz.
TIGER OF SWEDEN
Beyazlar grilerle kombinleniyor.

24 Şubat 2010 Çarşamba

BİZİ BİZDEN ALAN VİTRİNLER...

Paris sokaklarında gezerken birbirinden şirin vitrinler gördük. Özellikle Champs Elysee'deki Louis Vuitton vitrini ve içi, Printemps alışveriş merkezinde ünlü tasarımcıların "Alice in Wonderland" konseptli tasarımları bizi bizden aldı.

Mağazanın içi, bu LV bavullarla dekore edilmişti
Bizi en çok heyecanlandıran vitrin, bir Tim Burton hayranı olarak heyecanla beklediğimiz Alice in Wonderland konsepti ile süslenmiş Printemps vitrinleri oldu. Printemps, Paris'in en ünlü alışveriş merkezlerinden biri. Ünlü tasarımcıların bu konsepte uygun tasarladığı kıyafetler, Alice'in şirin mi şirin fincanları, tabakları süslemişti vitrinleri.
ALEXANDER MCQUEEN
ANN DEMELUEMEESTER
Kıyafet: CHRISTOPHER KANE
Ayakkabılar: NICHOLAS KIRKWOOD
BERNHARD WILLHELM
CHARLES ANASTASE
VE DAHASI....
ALICE YEMEK TAKIMLARI ÇOK ŞEKERRRR
Bu da gördüğümüz çok şirin bir gözlükçü'nün vitrini
Saint Michel'deki başka bir LV vitrini yine çok yaratıcı bir şekilde dekore edilmişti. Kafeslerde ayakkabı ve çantalar, kafeslerin dışında kuşlar. Biz çok değişik ve güzel bulduk.

23 Şubat 2010 Salı

Biz Neler Giydik?


Paris yürüyerek dolasılacak bir sehir oldugu icin gündüz rahat kıyafetler tercih etmek daha akıllıca olur diye düsündük.


Ceket : H&M
Jean : MISS SIXTY
Cizme : SCORETT

Hırka : H & M
Kolye : INDISKA
Etek : TOPSHOP
Kemer : IPEKYOL
Bot : KOOLABURRA

Cuma aksamı BUDDHA BAR'a giderken;

Elbise : GLAMOUR BOUTIQUE (Ankara Karum No:22 zemin kat)
Ayakkabı : LOVELY SHOES
Saat : CALVIN KLEIN

Canta : MQ

Yelek : MINA UK

Etek : TOPSHOP

Kemer : Gotgatan uzerindeki bir butikten

Canta : JIMMY CHOO for H & M

Corap : LINDEX

Bot : MY FAVORITES


Cumartesi günü Montmarte'ye gittik. Sehrin biraz dısında bir tepe köyü. Ressamları ve kafeleriyle ünlü keyifli bir yer...

Gozluk : H & M

Elbise : STINE GOYA for WEEKDAY

Bilezik : H & M

Elbise : ASOS

Hirka : ZARA

Corap : ASOS

Cizme : SCORETT

Cumartesi aksamı MOULIN ROUGE'da muhtesem bir gösteri izlemeye gittik...


Elbise : KAREN MILLEN

Sac aksesuarı : LA FAYETTE ACCESSOIRES
Hırka : ACNE
Etek : H& M
Bilezik : H & M
Cizme : PRADA



Paris'e giderken sizlere sokak modasından cok güzel örnekler verecegimizi tahmin etmistik ancak hayal kırıklıgına ugradık. Bu örnekler en iyi bulabildiklerimiz. Sizce nasıl?

Kalpak İsvec'te oldugu gibi Paris'te de tercih ediliyor.Uzun süredir istedigim gibi bir kalpak bulamadım ama hala arastırıyorum :))


Uzun palto, deri pantolon ve mor canta... Ben cok begendim, sizce nasıl bir kombin olmus?

Pileli bol palto üzerine deri kemer, pek begendigim söylenemez ama ayakkabısı hos olmus...

PARİS

4 günlük bir tatilden sonra -19 derecelerdeki Stockholm'e geri döndük. Paris'te havanın 3-5 derecelerde olduğunu duyunca sanki yaza gidiyormuşuz gibi incecik kıyafetler götürmüşüz yanımızda, donduk tabi:) Çok güzel yerler gezdik ve sizin için de bir sürü foto çektik. Hemen bunları paylaşmak istiyoruz. Bu arada şunu da belirtelim, Paris'e giderseniz yanınızda çat pat da olsa Fransızca bilen birinin olması baya rahat ettirebilir sizi. En turistik mekanda bile anlamadığınızı göre göre ısrarla sizinle fransızca konuşuyorlar çünkü:) Birde ne kadar mütevazi bir pastaneye oturmuş olursanız olun yiyip içtiklerinizin fiyatına dikkat etmeyi unutmayın. Yoksa bizim gibi 5 portakal suyuna 55 euro ödemek zorunda kalabilirsiniz,aman dikkat:)

Öncelikle kaldığımız oteli hepinize tavsiye ediyoruz. Oldum olası butik ve tarihi otelleri kocaman beton yığınlarına tercih etmişimdir. Hotel Des Chevaliers, Pompidou Center denilen bölgede. Yeri çok merkezi ve fiyatları da Paris'e göre çok uygun. Etrafında birçok butik ve kafe var. Odalar küçük ama tertemiz ve yeni.

Önce Wes Anderson'ın, With Jason Schwartzman ve Natalie Portman'ın oynadığı , benim müziklerine bayıldığım ünlü kısa filmin çekildiği Hotel Chevaliers sanıp heyecanlanmıştık oteli ama orası değilmiş:)



Ve ünlü Notre Dame Katedrali...Tek kelimeyle muhteşem. Sanki canlı bir yaratık gibi dışarıdan görüntüsü. Kendimizi Star Wars filminde gibi hissettik, gerçekten heyecan verici. Yalnız dış görünüşü o kadar etkileyici ki, içi ne kadar güzel olursa olsun biraz hayal kırıklığı yaratıyor aynı etkiyi bırakmadığı için.

Notre Dame'ı gezdikten sonra karşı tarafındaki meydanın solunda şirin mi şirin bir yerde yemek yedik. Yemekler süperdi, mekan da sanki cüce evi gibi. Adı da zaten Restaurant Le Petit Cahatelet...

Paris'e gitmişken Moulin Rouge'a gitmezsek olmazdı. İlk başta biraz hayalkırıklığına uğradık diyebiliriz. Bulunduğu yer Amsterdam'ın Red Light District'lerini andıran, etrafta sex shopların falan olduğu bir yer. Biraz turistik biryer diye üzülmüştük ama içeri girip mekanı ve şovları görünce fikrimiz tamamen değişti. Tek kelimeyle büyülendik diyebiliriz. Biraz tuzlu ama kesinlikle değer...


Özel bir şov olduğu için içeri girer girmez fotograf makinalarını topladılar.Dolayısıyla canlı canlı çekemedik.En azından nasıl olduğunu gösterebilmek için bu fotografı katalogdan çektik.
Buddha Bar'da yemek için gidilebilecek güzel yerler arasında. Mekanın içi ve yemekler gerçekten güzeldi. Biraz fazla loş olması dışında...

Fazla uzatmadan sözü fotoğraflara bırakmak istiyorum....Fotografla da ilgilenenleriniz varsa, işte benim kadrajımdan Paris'e dair kareler...

Gördüğümüz en şirin Mc Donalds
 
Related Posts with Thumbnails